Cumartesi, Temmuz 03, 2010

unirock open air festival 2010

konsere katılacak olan grupları ilk duyduğumda oldukça etkilenmiştim; entombed'i sadece wolverine blues için bile izlemeye değer buluyordum ki wikipedia'da tarzları hakkında yazan death'n'roll, diğer rock'n'roll etkisinde kalmış farklı türde müzik yapan gruplarda olduğu gibi oldukçe eğlenceli geliyordu bana. entombed'in hakettiği değeri pek fazla göremediğini düşünürüm; at the gates ile birlikte in flames, dark tranquillity gibi daha popüler grupların öncülüğünü yapmışlardır oysa ki. entombed'i ne kadar sevsem de wolverine blues, morning star ve biraz da uprising haricindeki albümleri çok dinlemişliğim yoktu.

benim için konseri çekici kılan esas etken ise cannibal corpse oldu. bir grubun ne tür müzik yaptığını tartışmak çoğu zaman gereksiz tartışmalara sebep olsa da ben kendilerini goregrind'e yakın bir death metal grubu olarak gördüm hep. türü hakkında farklı görüşler olsa da, herkesin ortak paydada birleşebileceği konu cc'nin extreme müzik piyasasında en popüler gruplardan biri olduğudur sanırım. ace ventura: pet detective gibi bir 100 milyon dolar hasılat yapmış bir hollywood filminde yer alması bile (her ne kadar bunda en büyük pay jim carrey'de olsa da) grubun bu piyasa içerisinde ender rastlanan konumunu anlatmak için yeterli bir örnek. the bleeding'in diğer cc albümlerinden farklı olarak neredeyse thrash metal'e kavan havası ve bloodthirst'in de ilk dinlediğim cc albümü olması bu iki albümü diğerlerinin bir adım önüne çıkarıyor benim beğenilerim arasında.

behemoth ve overkill ile ilgili çok fazla fikrim yoktu; behemoth'u sadece bir kaç kez dinlemiştim ve iyi bir grup olduklarını düşünüyordum ama çok fazla ilgimi çekmiyordu. overkill'i ise sürekli duymama rağmen daha önce hiç dinlememiştim; 90larda ankara'daki bir konserleri dışında overkill hakkında bilgi sahibi olmamam benim üşengeçliğimden kaynaklanıyordu sanırım.

saat 6 gibi konser yerine geldiğimde entombed sahneye henüz çıkmamıştı; yeşil gömleğimle bütün siyah giyinen gençler arasında rahatsız hissetsem de önlere doğru gidip hazırlanmalarını bekledim. şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, -izlemediğimden dolayı saat 6dan sonra çalanlar arasında- seyirciyle en yakın diyaloğa girmeye çalışan grup entombed'di. tabii ki burada aslan payı vokalist lars göran'ın, seyircilere bira fırlatması, kameramana taciz girişimi, yabancılardaki kebap aşkı ve özellikle gökyüzünden yeryüzüne bütün dünyayı kapsayan sümükleriyle adeta arkadaş gruplarının en afacan karakteri gibiydi. muhteşem bir performans olmasa da, 20'den fazla senelik tecrübenin verdiği vasat üstü performans ve out of hand, wolverine blues ve chief rebel angel gibi klasikler sayesinde oldukça keyif aldım.

behemoth ve overkill hakkında yazacak kadar bilgili değilim ama en azından behemoth'un oldukça sağlam bir performans gösterdiğini, overkill'in de özellikle grup üyelerinin yaşları düşünüldüğünde sahne şovlarının mükemmel olduğunu söyleyebilirim.

lafı çok fazla uzatmak istemiyorum; cannibal corpse'a hayatımda izlediğim en iyi canlı performası sergilediklerinden dolayı minnettarım. enstrümanlarına olağanüstü derecede hakimler ve inanılmaz bir hızla çaldılar. çok fazla söylecek söz bulamıyorum, konser sırasında da kendilerini şaşkınlık içerisinde izledim ve seyircinin kendileriyle çok fazla ilgili olmamasına rağmen mükemmeldiler. pounded into dust özellikle muhteşemdi.

Hiç yorum yok: